Screenshot_6
Eğirdir Gölü’nde kritik seviye

‘Yedi renkli göl’ olarak bilinen, küresel ısınmaya bağlı olarak son yıllarda kuraklık ve bunun yanında kirlilik problemleri yaşayan Eğirdir Gölü’nün su seviyesindeki düşüş devam ediyor.

Eğirdir ve Kovada Gölü Çevre Koruma Birliğince (EKO-BİR) 40 gün önce 914,82 metre olarak ölçülen su seviyesinin bugün yapılan ölçümlerde 914,80 santimetre olduğu görüldü. Eğirdir Gölü’nden tarımsal sulamanın yanı sıra kent merkezine de içme suyu ihtiyacı için su alımı yapılıyor.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının Eğirdir Gölü’nü koruma özel hükümlerine göre su seviyesinin şu an ölçülen seviyesinden 6 santimetre daha düşmesi halinde gölden hiçbir şekilde su kullanımı yapılmayacak.

Screenshot_5
30 Kasım 2022 akaryakıt fiyatları

Brent petrol fiyatları ve dövizdeki değişikliklerle birlikte vatandaşlar benzin ve motorin fiyatlarını takibe devam ediyor.

Motorin fiyatlarına gece yarısı itibariyle 58 kuruşluk bir indirim gelirken, değişiklik pompa fiyatlarına yansıdı. Bir önceki gün de motorin fiyatlarında 82 kuruşluk indirim uygulanmıştı.

Benzin fiyatlarında ise herhangi bir değişiklik yaşanmadı.

Güncel akaryakıt pompa fiyatlarına göre;

İstanbul’da motorin litre fiyatı 22.50 liradan satılıyor.

Benzinin litresi ise ortalama 20.17 liradan satılıyor.

Screenshot_1
29 Kasım 2022 dolar – euro kuru

Dolar/TL, güne yatay seyirle başlamasının ardından 18,64 seviyelerinde işlem görüyor.

Dün 18,59-18,66 bandında hareket eden dolar/TL, günü önceki kapanış seviyesinin hemen altında 18,6280’den tamamladı.

Euro/TL yüzde 0,4 artışla 19,3350’den, sterlin/TL yüzde 0,5 yükselişle 22,3720’den satılıyor.

Dün, ABD Merkez Bankası (Fed) yetkililerinin şahin açıklamaları ile günü yüzde 0,6 artışla 106,7 seviyesinden tamamlayan dolar endeksi, önceki kapanışın yüzde 0,2 altında 106,5 seviyesinde bulunurken, euro/dolar paritesi ise yüzde 0,3 artışla 1,0370’ten işlem görüyor.

Screenshot_5
BULANIK GÖRME VE IŞIK HASSASİYETİNE DİKKAT !

BULANIK GÖRME VE IŞIK HASSASİYETİNE DİKKAT !

Gözde ışık hassasiyeti,hafif bulanık görme ve bulanıklığın fazla olmasıyla kendini belli eden Katarakt mutlaka tedavi edilmesi gereken bir sorundur.Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Eyüp Özcan konu hakkında bilgiler verdi.

Kataraktgözümüz içinde bulunan doğal merceğimizin saydamlığının kaybetmesi durumunda gelişen hastalıktır. Halk arasında beyaz su ismiyle de bilinmektedir. En sık sebebi yaşlanma olup, gençlerde degözedarbe alınması, herhangi bir sebeple kortizonlu ilaçların kullanımı gibi nedenlerle de görülebilmektedir. Katarakt ameliyatlarında fakoemülsüfikasyon yöntemi ile saydamlığını kaybetmiş mercekgöziçinden alınıp aynı kesenin içerisine sunigöziçi merceği yerleştirilmektedir.

Burada bizlere en sık yönlendirilen sorulardan birisi ise ‘’Göziçine mercek yerleştirilmese olmaz mı?’’ şeklindedir.Gözümüzün içinde yer alan merceğimizgözegelen ışınlarıgözümüzün retina tabakasında odaklayan yapı olması nedeniyle katarakt alınmasını takibengözemercek yerleştirilmesi görebilmemiz için zorunludur. Yani bir diğer deyişlegöziçine mercek yerleştirilmez ise görme duyusu sağlıklı bir şekilde fonksiyon görmeyecektir.

Fakoemülsüfikasyon yönteminin henüz geliştirilmediği ve rutin olarak uygulanmadığı geçmiş yıllarda katarakt ameliyatı için kataraktın tam olarak olgunlaşması hatta sertleşmesi beklenirdi. Ancak bugün bu koşullar geçerli değildir. Fakoemülsüfikasyon yöntemi ile kataraktın sertleşmesini beklemeye gerek bulunmamaktadır. Hastaların görmede bulanıklaşma, gece ışıklarda kamaşma, ışık hassasiyeti, eskisine kıyasla soluk ve sararmış görüntü gibi şikayetlerinin varlığında operasyon gerçekleştirilebilir. Operasyon geciktirilmesi durumunda ise yara iyileşmesinde gecikme, kornea ismi verilen saydam tabakada ödem birikimi, retina tabakasında ödem gelişimi, kataraktıngözün arka bölümlerine düşmesi gibi komplikasyonlarla karşılaşılabilir ve çok sertleşmiş vakalarda eski yıllarda uygulanan dikişli yöntemlerin uygulanması gerekebilir. Dikişli yöntemlerin uygulanması sonrasında belirgin astigmat gelişebilir ve kaliteli görüş elde edebilmek için gözlük kullanmak gerekmektedir.

Operasyonda kullanılacak merceklerin malzemesi, optik kalitesi ve odak sayısı gibi durumları görme kalitesini ve görüş mesafelerini etkilemektedir. Mercek seçiminde hastanın yaşı, yaşam tarzı, mesleği, katarakt ameliyatı öncesindeki kırma kusurları gibi durumlarıgözönünde bulundurulmalı ve en doğru seçim yapılmalıdır. Sıklıkla karşılaştığımız bir diğer soruda bu merceklerin ömürlük olup olmadığıdır. Bu merceklergözümüzün içinde yaşam boyu kalacaktır ve kaliteli bir mercek seçilmesi takdirinde bir daha bozulmayacaklardır.

Op. Dr. Eyüp Özcan,”Katarakt operasyonu sonrası yeniden katarakt gelişmemektedir ancak yerleştirilen merceğin hemen arkasında bulunan yapı olan arka kapsülde opaklaşma gelişebilir ve muayene odası koşullarında yapılacak kısa bir işlem ile yeniden net görüş kazandırılabilmektedir. Başarılı bir katarakt operasyonu için ameliyatın doğru zamanda, doğru teknoloji ve ekipmanla yapılması gerektiği ve kaliteli mercek kullanımının gerekliliğini akıllarda bulundurmak gerekmektedir.”dedi.

Screenshot_585
Taraflar Arası Anlaşmazlıklarda En Etkili Çözüm Uluslararası Uyuşmazlık Hakemlerinden Geliyor!

BağlantıTaraflar Arası Anlaşmazlıklarda En Etkili Çözüm Uluslararası Uyuşmazlık Hakemlerinden Geliyor!

BağlantıAvukat Necip İlker Karaoğlan’a Göre Tahkim Uygulaması ile Çözülen Anlaşmazlık Sayısı Arttı!

Yerel mahkeme davalarına benzer özellikler gösteren fakat farklı olarak özel hakemler huzurunda gerçekleştirilen tahkim uygulaması son yıllarda daha fazla kişinin ilgisini çekmeye başladı. Yaklaşık 16 yıllık avukatlık denetimi ile Uluslararası Tahkim alanında yetkinlik kazanan Avukat Necip İlker Karaoğlan, bu sistemi “herhangi bir sözleşmeden doğan uyuşmazlıkları çözmek için tarafların mahkeme yerine alanında uzman hakemlere başvurması” olarak tanımlayarak akıllardaki soruları gidermek adına kritik açıklamalarda bulundu. Mahkeme sürecine kıyasla oldukça hızlı işleyen tahkim vakalarının uygulamadaki artışına da dikkatleri çekti.

Hukuk öğrenimini Harvard Üniversitesi’nde yüksek lisans yaparak pekiştiren Karaoğlan; kendi adını taşıyan danışmanlık firması ile özellikle uluslararası tahkim alanına odaklanırken, taraflar arasında özellikle bilgi eksikliğinden kaynaklı çıkan belirsizlikleri çözümlemenin öncelik olduğunu belirtti. Arabuluculuk gibi alternatif bir çözüm yöntemi olan tahkim sisteminin doğru uygulanması ve gerek uygulayıcıların gerek hizmet alanların bu sistem hakkında daha fazla bilgi sahibi olması halinde mevcut davalardan pek çoğunun kısa sürede sonuçlandırılabileceğini, bu nedenle her geçen gün tahkim hakemlerine başvuran taraf sayısında yaşanan artışın normal karşılanması gerektiğini vurguladı.

Bağlantı“Tahkim Uygulamasına Dair Kafa Karışıklıklarının Giderilmesi İş Tamamlama Adına Önem Taşıyor”

Bugüne kadar uluslararası konularda yaptığı araştırmalar ve nitelikli makaleler ile adından sıklıkla bahsettiren başarılı Avukat Karaoğlan “Uluslararası uyuşmazlık konusunda anlaşılması gereken konulardan ilki Uluslararası Tahkim Mahkemesi diye veya bu görev tanımıyla hizmet veren tek bir mahkeme bulunmadığı gerçeğidir. Çoğu insan tahkim mahkemesinin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) veya Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) gibi tek bir mahkeme olduğunu düşünüyor ancak burada uyuşmazlıkları çözme konusu klasik bir yargılama göreviyle yapılmıyor. Herhangi bir uyuşmazlık olması durumunda mahkemelerin yerine alanında uzman ve tecrübeli kişiler hakemlik yapıyor, böylece belirli usuller kapsamında taraflar arasındaki ihtilaflı durum çözümlenmiş oluyor. Dolayısıyla doğrudan hakem uzmanlığına danışmayı gerektiren böylesine önemli bir durumda; bireysel yetiler, lisan bilimi gibi yetenekler ve diğer hukuki yetkinlikler bir hayli önem kazanıyor” diyerek uluslararası uyuşmazlık konusundaki kafa karışıklıklarını giderdi.

Bugüne kadar kendi alanında kazandığı yetkinliğin yanı sıra Türkçe dışında İngilizce, Fransızca, İtalyanca, İspanyolca, Portekizce ve Arapça olmak üzere 6 dil bilmesi ile de tanınan Karaoğlan; tahkim sürecindeki hakem tercihinin ise ayrıca önemli olduğunu şu şekilde açıkladı: “Tahkim; devletin özellikle uluslararası ekonomik ilişkilerde çıkan uyuşmazlıkları çözmede yavaş kalmasından doğan oldukça hızlı, tarafsız ve güvenilir bir sistem. Bu nedenle günümüzde taraflar kararlarına güvendikleri uzman hakemlere başvurarak ihtilaf sürecini en kısa sürede çözümlemeyi hedefliyor. Ancak özellikle bu yüzden üçüncü şahısların katılamadığı, bir diğer deyişle taraflar ve hakem arasında geçen tahkim sürecinde hakem seçiminin doğru yapılması gerekiyor. Nitekim, dil bilimi hakem seçiminde önemsenmesi gereken kriterlerden sadece birisi. Ayrıca hakemin hukuki altyapısının sağlam olması, uyuşmazlık konusunda gerekli bilgileri sunması ve uluslararası hukuk yetkinliği edinmesi de önemli.”

Bağlantı“Tahkim Hakemlerine Yapılan Başvuru Daha Da Artacak!”

İstanbul Tahkim Merkezi’nin paylaştığı verilere göre; uyuşmazlık dava miktarı son 1 yıl içinde neredeyse Avrupa ligine ulaşarak 3 haneli sayılara çıkmış durumda. Vatandaşların arasındaki anlaşmazlıkların daha kısa sürede ve taraflar için avantajlı şekilde çözülmesini sağlayan tahkim sürecinin artık daha fazla kişinin radarında olduğunu ifade eden Avukat Karaoğlan; önümüzdeki dönemde özellikle İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyük şehirlerde tahkim başvurularının artacağını söyledi. Daha önce yazdığı makaleleri ve 2016 yılında yayınladığı kitabının yanı sıra, yazdığı diğer 3 kitabı ile tahkim konusuna ışık tutan Karaoğlan; tarafların yaşadığı uyuşmazlıkların mahkeme sürecine girmeden hızlıca çözümlenmesi için uzmanlık kazanımının şart olduğunu belirtti. Nitekim, doğrudan hakem kararına bağlı olan ve tarafların özgür biçimde hakem seçme izninin olduğu tahkim sürecinde uzmanlık sahibi kişilere oldukça büyük görev düştüğünün de altını çizdi.

Screenshot_4
Altın fiyatlarında hafta sonu hareketliliği!

 Hafta başında yönünü aşağıya çeviren altın fiyatları haftayı yükselişle kapatmıştı. Haftanın son işlem gününü bin 50 liradan kapatan altın fiyatlarının izleyeceği seyir takip ediliyor.

GRAM ALTIN FİYATI

1.051,21

1.051,84

ÇEYREK ALTIN FİYATI

1.681,93

1.719,75 

ALTIN/ONS ($) FİYATI

1.753,95

1.755,91

YARIM ALTIN FİYATI

3.353,35

3.439,50

ATA ALTIN FİYATI

6.973,51

7.147,02

Screenshot_5
KALÇA KİREÇLENMESİNE DİKKAT !

KALÇA KİREÇLENMESİNE DİKKAT !

Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op.Dr.Alperen Korucu konu hakkında önemli bilgiler verdi.

Kalça kireçlenmesi toplumumuzda en sık görülen hastalıklardan birisidir. Kalça kireçlenmesi, bazı sebeplerle kalça ekleminde meydana gelen kemiklerin yüzeyini saran kıkırdağın aşınması ve zaman içersinde kemiklerin deformeye uğramasına denir.Kalça kireçlenmesi kasıkta oluşan ağrı ve kalça eklem hareketlerinin kısıtlanması ile kendini gösterir.

Kalça kireçlenmeleri doğumsal ya da sonradan oluşan yapısal kusurlar (kalça çıkığı,travma,çocukluktan gelen kalça kemiği hastalıkları gibi…) sebebiyle zamanla kalça eklemindeki kıkırdağın aşınmasına bağlı olarak ortaya çıkabilir.Ayrıca bazı kişilerde sebebi bilinmeyen kalça kireçlenmeleri de oluşabilir.

Kalça kireçlenmesi 60 yaşından sonra ortaya çıkabileceği gibi çocukluk döneminde oluşan kalça eklemi hastalıkları sonrası veya doğuma bağlı oluşan kalça çıkığına bağlı olarak küçük yaşlarda da meydana gelebilir.

Kalça kireçlenmesi hastalarda günlük yaşamı olumsuz yönde etkileyen bir rahatsızlıktır.En önemli belirtisi ağrıdır.Ağrı,kasık bölgesi ya da kalçada, bazen de diz ya da uylukta hissedilir.Bu ağrı sebebiyle günlük yapılan aktivitelerde (Çorap giyme,oturup kalkma,merdiven çıkıp inme,araca binmek gibi…) güçlük yaşanması önemli belirtiler arasındadır.Ağrının ardından hareket kısıtlılığı meydana gelir.Eklem etrafında hafif şişlik,bir eklem büküldüğü zaman tıkırtı veya çıtırtı sesi gelmesi de kalça eklemi kireçlenmesi belirtileri arasındadır.

Hastalığın tanısı hasta öyküsü ve fiziki muayene ile konulur.Ancak diğer kalça eklemi hastalıklarından olup olmadığına ayırıcı tanı yapmak için çoğunlukla ilk olarak röntgen filmi çekilmelidir. Bazı özel durumlarda ise MR ve bilgisayarlı tomografi incelemesi gerekli görülebilir.

Op.Dr.Alperen Korucu,”Kalça kireçlenmesinde konservatif ve cerrahi olarak tedavi edilir.Çeşitli eklem içi enjeksiyonları yapılabilir.Bu enjeksiyonlarla beraber kalça ekleminin ömrü uzatılabilir.Bunun için uzman hekimden randevu alınıp muayene olunmasında fayda vardır.Erken tanıda ameliyata gerek yoktur.Hastaya ağrı kesiciler kullanması, yürürken destek kullanması, fizik tedavi yöntemleri, varsa fazla kilo verilmesi önerilir.”dedi.

Screenshot_10
CİLT SORUNLARI ÇÖZÜMSÜZ DEĞİL !

CİLT SORUNLARI ÇÖZÜMSÜZ DEĞİL !

Plastik,Rekonstrüktif  ve Estetik Cerrahı Op.Dr.Celal Alioğlu konu hakkında önemli bilgiler verdi.

Günümüzün popüler medikal estetik işlemlerinden bir tanesi olan çapraz bağsız hyaluronik asit enjeksiyonu bilinen ismiyle gençlik aşıları gerçekten etkili midir?

Gençlik aşısı dediğimiz ürünlerin içerisinde temel olarak cildimizin ve bağ dokumuzun yapısında olan çeşitli ürünler yer almaktadır. Aslında bu ürünler yeni nesil mezoterapi ürünleri olarak adlandırılabilir. İçeriklerinde temel ürün olarak dolgularda yer alan hyaluronik asit bulunmaktadır. Bununla beraber ek olarak cildin ihtiyaç duyduğu çeşitli vitamin, mineral ve proteinler de yer alır.

Mezoterapi, deri üzerinde birçok rahatsızlığın tedavisinde kullanılır. Saç tedavisi, çatlaklar, lekeler, yara izleri, cilt yenileme, bölgesel zayıflama, selülit, anti-aging ve deri hastalıklarının tedavi edilmesi için kullanılan bir yöntemdir. Cilt altındaki kolajen ve elastin yapılarını uyararak etki etmeye başlar. Mezoterapi tedavisine başlayan hastaların sıkça sorduğu soruların başında “Mezoterapi etkisi ne kadar sürer ve kalıcı mıdır?” gelir.

Mezoterapi uyguladıktan sonra gözle görülür olumlu etkileri görebilirsiniz. Tedavinin sonucu ise 2 ile 4 ay sürmektedir. Tam olarak istenen noktaya gelinmesi 4 ila 6 seans arasındadır. Seansların önerilen aralığı ise 15-20 gün arasıdır. Mezoterapi tedavisi kalıcı bir çözüm değildir. Cildin tipi ve dış etkilere göre kalıcılık süresi farklılık gösterir.

Gençlik aşısı olarak bilinen Somon DNA aşısı hyaluronik asit ve Somon DNA’dan oluşan bir aşı tedavi uygulamasıdır. Somon DNA aşısı sonrası ciltte hızla artan nem ve elastikiyet parlaklık sağlar.

Somon DNA aşısı nasıl uygulanır?

Cilt altına küçük iğneler yardımıyla Somon DNA tedavisi uygulanır. Bu uygulamadan önce cildin nem oranını artırmak için nemlendirme prosedürleri uygulanır. Hyaluronik asit ile cildin nem oranı düzenlenir ve tedavi için altyapı hazırlanmış olur. Nemlendirme aşaması yaklaşık 1-1,5 hafta sürmektedir. Daha sonra somon balığı sütünden hazırlanan serum deri altına enjekte edilir. Bu tedavi sonrasında ayrıca ciltte ölü deriler canlanır ve ciltte yenilenmeler görülür.

Somon DNA aşısı kaç seans uygulanır?

Somon DNA aşısı 1 ile 5 seans arasında hastanın cildinin durumu ve ihtiyacına göre uygulanır. Tedavi aralıkları 1-3 hafta arasındadır.

Somon DNA aşısı yaşlanmaya bağlı cilt kırışıklıkları, vücut çatlakları, göz altı morluklarında, el üstü kırışıklıklarda, akne ve sivilcelerin oluşturduğu yara izlerinin tedavisinde uygulanmaktadır. Hücre yenileyici olan Somon DNA aşısı cildin sarkmasına engel olur. Hastalar Somon DNA aşısı sonrasında sağlıklı, ışıltılı ve pürüzsüz bir cilde kavuşur. Tedavinin uygulama aşamasında hastalar günlük hayatlarına devam edebilirler. Tedavi sonrası sadece ciltte hafif bir kızarıklık oluşur ve gün içinde kendiliğinden kaybolur.

Somon DNA aşı tedavisi lazer ve RF uygulamalarıyla birlikte kullanıldığında çok daha fazla etki gösterir. Ayrıca botoks öncesi uygulandığında kırışıklıkların giderilmesi sürecini hızlandırır. Somon DNA aşısıyla beraber uygulanmaması gereken yöntem ise dolgudur. İki işlemin bir arada yapılması önerilmemektedir.

Somon DNA aşısı kimlere uygulanmamalıdır?

Op.Dr.Celal Alioğlu,”Kalp hastalarında ve ilaç tedavisi uygulanan kişilerde, hamilelerde, insülin kullanan diyabet hastalarında, kan pıhtılaşması sorunu yaşayanlarda ve felç riski geçirme riski olan hastalarda Somon DNA aşısı uygulanmamalıdır.Bunlara ek olarak tedavi sürecinde aspirin gibi kan sulandırıcı ilaçların kullanılmaması önerilir. Bu tür ilaçlar tedavi sırasında morluk ve ödemin oluşmasına neden olabilmektedir. Bu nedenle tedavi sürecinde içilmemesi gerekir.Bu önlemlerin dışında Somon DNA aşısının alerji riski bulunmaz, kadın-erkek fark etmez genç veya ileri yaşta tüm ciltlere uygulanabilir. ”dedi.

Screenshot_551
Depremin ardından toprakta kırılmalar oluştu

Düzce dün geceye 5,9’luk bir depremle uyandı. Deprem İstanbul, Zonguldak, Karbaük, Bolu ve Eskişehir gibi çevre illerden de hissedildi.

Hasar tespit çalışmaları devam ederken merkeze bağlı Yayakbaşı köyünde yaklaşık 173 dönümlük merada yer alan göletin etrafında deprem sonrası toprak kırılmaları meydana geldi.

Kırılmaların yaklaşık 10 santimetreye genişliğe kadar çıktığı görülürken bölgeye gelen deprem uzmanları da bu alanda incelemelerde bulundu.

Merkeze bağlı Köprübaşı Ömerefendi köyünde bulunan Adige Kültür Evi’nde de hasar oluştu. Hasar alan bacanın düşmesi sonucu Kültür Evi’nin bir odasının tavanında yıkım meydana geldi.

Bacanın düşmesi sonucu tavanda yıkım meydana geldiğini aktaran Adige Kültür Evi Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Özmeç, “12 Kasım depremi tekrar yaşanmış oldu. Şiddetli depremdi, yıkımı ve ağır hasarı çok olmasa da etkisi derin oldu.” dedi.

Screenshot_4
24 Kasım 2022 güncel altın kuru

Altının gram fiyatı, güne yükselişle başlamasının ardından 1.052 lira seviyesinde işlem görüyor.

Dün, altının ons fiyatındaki yükselişe paralel yüzde 0,6 değer kazanan altının gram fiyatı, günü 1.048 liradan tamamladı.

Altının gram fiyatı, yeni güne de yükselişle başlamasının ardından yüzde 0,4 artışla 1.052 liradan işlem görüyor.

Çeyrek altın 1.725 lira, Cumhuriyet altını da 7.000 liradan satılıyor.

Altının ons fiyatı şu sıralarda yüzde 0,3 artışla 1.756 dolardan işlem görüyor.